HİDROJEN ENERJİ HAREKETİ
  Dünya Ve Ülkemizdeki Hidrojen Çalişmaları
 













fuelcellani






Türkiye'de Hidrojen Devri Başlad
Show tv

E-vNLy8BwO8


1 Lt Su İle 5000 Km Giden
HİDROJENLİ Yerli Otomobil


t5y57EVRUuM







 Hidrojen Enerjisi - Dailymotion video





>>> ENGELLENİYORUM <<<


Fotoğraf: Meslek lisesi mezunu tornacı, çöpten hidrojen enerjisi üretti
http://www.iha.com.tr/meslek-lisesi-mezunu-tornaci-copten-hidrojen-enerjisi-uretti-gundem-352447



Mersinli meslek lisesi mezunu torna tesviye ustası Turgay Kamışlı, alternatif enerjide büyük bir buluşa imza atarak, kendi tasarımı olan reaktörde maden atıklarından hidrojen gazı elde etti.

Kamışlı, madeni atıklardan üretilen enerjinin ucuzluğuna dikkat çekerek, “100 litre benzinden elde edilen enerjiyi bu sistemle 10 liraya mal etmek mümkün” dedi.

Alternatif enerji üretiminde büyük bir buluşa imza atan Turgay Kamışlı, üç bakanlığın destekleme kapsamına aldığı ve birçok ödül alan buluşuyla hidrojen enerjisini kendi tasarımı olan prototip reaktörle üretiyor. Literatürde benzeri olmayan bir yöntemle, geleceğin enerjisi olarak adlandırılan hidrojeni, katalizör ve tetikleyici kullanmadan elde ediyor. Kamışlı, çok sayıda üniversite ve araştırma merkezinden, kendi buluşu reaktörlerin yüzde 100 hidrojen ürettiğine dair test ve analiz raporları aldı.

Alüminyum ve borun geri dönüşümü olmayan tehlikeli ve zehirli atıklarını kullandığını söyleyen Kamışlı, mevcut maden atıklarını reaksiyonla fermente ederek zararlı ve tehlikeli muhteviyatı pastörize ettiğini belirtti. Kamışlı, reaktörlerin çalışmasıyla dışa vuran egzotermik dış ısıdan yararlandığını kaydetti. Reaktörlerin iklim şartlarına göre 20 dakikayla 1 saat içerisinde reaksiyona geçtiğini ifade eden Kamışlı, fermente sonrası oluşan pastöre atığın tarım alanlarında ve inşaat sektöründe kullanılabileceğini dile getirdi.

DÜNYA ENERJİ KONSEYİ’NDEN DESTEK
Teknolojisi gelişmiş ülkelerde hidrojenin suyun elektroliziyle elde edildiğine işaret eden Kamışlı, “Bunun haricinde alternatif deformasyonlarla, mesela doğal gazla, kömürle hidrojen elde edersiniz, suyu ayrıştırırsınız. Benim sistemimde, alüminyum ve bor gibi maden atıklarını kullanarak suyu ayrıştırıyorsun, hidrojeni elde ediyorsun. Devletin ve üretim tesislerinin zehirli ve tehlikeli madeni atıkları, çimento ve demir fabrikalarında bertaraf edilen atıkları ya da kayıt dışı olarak araziye dökülen atıkları enerjiye çeviriyorum. Bununla ilgili birçok üniversite ve Türkiye Hidrojen Araştırma Merkezi ile müşterek çalışmalarım oldu. Dünya Hidrojen Enerjisi Konseyi Başkanı Prof. Dr. Nejat Veziroğlu da üretim şekliyle yeni bir buluş olduğunu bildirdi” dedi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Ekonomi Bakanlığı ve Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın kendi projesini sanayi-devlet iş birliğiyle destek kapsamına aldığını anlatan Kamışlı, “Buluşum, 18 Nisan 2013 tarihinde Enerji Bakanlığı ile yapılan toplantıda, atıkların bertarafı ve Türkiye’de hidrojen enerjisinin eldesi olarak desteklenen en iyi projelerden biri kabul edildi. İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliğinin 2012 yılında düzenlediği ‘Metalik Fikirler Ar-Ge Proje Pazarı’ yarışmasında ‘metal ve cevherlerin (alüminyum, demir, bor gibi) atıklarının değerlendirilmesi ve enerji üretilmesi’ projesi olarak üçüncü oldu. 2010 yılında Gaziantep’te yapılan sempozyumda bu sistem TÜBİTAK tarafından Türkiye’nin en iyi 8 projesinden biri seçildi. Çalışmalarımda üniversitelerden büyük destek gördüm, bana kapılarını açtılar” diye konuştu.

“HAYATA GEÇERSE ENERJİYE YÜZDE 20-25 KATKISI OLUR”
Kamışlı, hidrojen enerjisinin elektrik üretiminde, araç yakıtlarında, ısınmada, her türlü gaz motorunda rahatlıkla kullanılabildiğini, ABD, Rusya, İngiltere gibi gelişmiş ülkelerin uzay çalışmalarında da kullandıklarını kaydetti. Bir litre hidrojenin 5 litre petrol türevi yakıta muadil olduğunun altını çizen Kamışlı, “Şu an dünya birim fiyatı olarak hidrojenin metreküpü 25-30 lira civarında. Ben bu sistemle hidrojen enerjisini çok çok ucuza, 50 kuruş ile 1 lira arasında bir maliyetle üretiyorum. Üniversitelerdeki ilgililer kar marjı olarak devlete bire 9 katlayacağını, katma değer olarak devletin patentten büyük gelir sağlayacağını söylediler. Bu enerji türü ülkemizde hayata geçsin istiyorum. Hayata geçerse ülkemizde yüzde 20-25 enerjiye katkısı olur. Çünkü tehlikeli atıklarla çalışıyor. Bu atıklar pastörize oluyor, fermente kazanında reaksiyona giriyor” ifadelerini kullandı.

100 LİTRE BENZİN ENERJİSİ 10 LİRA
Projesine yurt dışından da ilgi olduğunu, birçok bilim adamının kendisiyle görüştüğünü anlatan Kamışlı, “Geri dönüşümü olmayan metal ve cevherlerin atıklarının değerlendirilerek hidrojen gazı üretilmesiyle ülke ekonomisine büyük katkı sağlanacağını düşünüyorum. Ben şov yapma ya da pazara çıkarma niyetinde değilim. Şu an başvuru yapsam zaten dış ülkelere giderim. Bu ülkemde hayata geçsin, ülkemin olsun istiyorum, amacım budur. Bu sistemle 100 litrelik bir benzin enerjisini 10 liraya üretebiliriz. Bu mübalağa değil, gerçektir” dedi.

"BAZILARININ RAHATI KAÇIYOR"
"Bu buluş yüzünden bazılarının rahatı kaçıyor" diyen Kamışlı şunları söyledi:
"Ben bu çalışma sebebiyle 125 ve 160. maddeden yargılandım. Bazı elçiliklere çağrıldım. Vatandaşlık başvurusu yapmamı istediler. Hatta bir elçilik Enerji Bakanlığı toplantısına katılmak istedi fakat kabul edilmedi. Dışarıdan gelen bilim adamları bizlerden bir şey alıp götürmeye geliyor. Bazı projelerin güvenliği yok. Benim projemin de güvenliği olduğuna inanmıyorum. Bu projenin Türkiye'de kalmasını istiyorum, fakat başıma etik olmayan olaylar geliyor. Maddi ve manevi baskılar ve etkisizleştirmeyle karşılaşıyorum. Bu konuda saldırıya da uğradım. Kıbrıs'ta Cumhurbaşkanı Eroğlu'nun yemeğinden 1 saat önce kaldığım yerin camları kırıldı. Bu konuyu Kıbrıs'ta ülkemin imajı sarsılmaması için gündeme getirmedim. Maalesef o saldırıyı yapan da Türkiye'den bir bilim adamıydı."

ONUR AKTAŞ
BURSA



















1 litre su ile bir evin enerji ihtiyacını karşılıyor


Niğde Üniversitesi
Mekatronik Mühendisliği Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi
Yrd. Doç. Dr. Ömer Faruk Selamet,
yerli hidrojen üreteci geliştirdi.

Yrd. Doç. Dr. Ömer Faruk Selamet,
üreteç ile hidrojenin depolanıp herhangi bir sektörde enerji ihtiyacının karşılayabileceğini söyledi.
Niğde Üniversitesi Mekatronik Mühendisliği Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi

Yrd. Doç. Dr. Ömer Faruk Selamet,
2011 yılında Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının Tekno Girişim sermayesi desteğiyle hidrojen üreteci geliştirdi. 100 bin TL destekle küçük bir kafes büyüklüğündeki ilk yerli hidrojen üretecini geliştirdiklerini söyleyen Yrd. Doç. Dr. Selamet, dünyanın gelişmiş ülkelerinde alternatif enerji kaynakları arasında görülmesi nedeniyle hidrojenin giderek daha önemli hale geldiğini vurguladı.

Selamet yaptığı açıklamada,
“Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının açmış olduğu Tekno Girişim Sermayesi desteği programına başvurduk ve bir evin enerji ihtiyacını yenilenebilir metotlarla karşılayabilmek için bir teknik geliştirmeye çalıştık.

Bu teknikte bir evin bir günlük enerji ihtiyacını 2 kilovat saat olarak kabul ettik
ve bu enerjiyi hidrojenle karşılayabilmeyi kabul ettik.
Bu enerjiyi karşılayacak hidrojeni üreten bir sistem gerçekleştirdik.
Sistemimiz dakikada 2 litre hidrojen üreten ve yüzde 99,9 saflıkta hidrojen üreten bir sistem.
Sistemimizin önemli özelliklerinden biri küçük olması ve yüksek performans göstermesi
. Burada PEM teknolojisini kullanıyoruz ve bu teknolojiyle yaklaşık yüzde 85 verimle elektriği hidrojene çevirebiliyoruz” dedi.

1 LİTRE SU İLE BİR EVİN ENERJİ İHTİYACINI KARŞILIYOR

Türkiye’de güneş potansiyelinin yüksek olduğunu söyleyen Selamet,
“Türkiye’nin güneş potansiyeli çok yüksek.
Evlerde güneş enerjisini ve PV’leri kurduğumuzu düşünürsek ve bu PV’lerden elde edeceğimiz enerjiyi hidrojene çevirip depolayabiliriz
. Niğde’de güneşlenme potansiyeli 7 saat ama biz 5 saat olarak kabul ettiğimiz takdirde böyle bir sistemle bir evin enerji ihtiyacını karşılayacak hidrojen üretebilecek bir sistemimiz var.

Cihazımız saf su ile çalışıyor,
saf suyu hidrojene çeviriyor 1
litrelik su yeterli olabiliyor.

Sistemimiz tamamen yerli üretim.

Buradaki çalışma arkadaşlarımızla beraber ürettik.

Dünyada bu konuda önde gelen ülkeler bu sistemi evde kullanılır hale getirdiler.
Japonya’da insanlar evlerinde elektrik ve su ihtiyacını bu sistemlerle karşılayabiliyor.

Türkiye’de biz çalışmalarımızla bu sistemin gerisinde kalmadığımızı gösteriyoruz” diye konuştu.

FABRİKALARIN ENERJİ İHTİYACI KARŞILANABİLİYOR

Geliştirdikleri hidrojen jeneratörünün dakikada maksimum
2 litre yüzde 99.99 saflıkla hidrojen üretebildiğini söyleyen Yrd. Doç. Dr. Selamet,

bu hidrojenin, bir evin ihtiyacını,

hatta hidrojenle çalışan araçların enerjisini karşılayabileceğini,

bunun yanı sıra

enerji sektörü başta olmak üzere kimya,
metal, yiyecek sektörlerinde kullanabileceğini belirtirken,

projede çalışma arkadaşları
Nebi Yelegen, Sait Ergöktaş ve Recai Sinekli ile birlikte çalıştıklarını söyledi.

YASİN ESEN
NİĞDE

YORUM 

Sn.Hocam.

Sizi-Ekibinizi
- KutluyoruZ.
-İşiniz zor
-Yılmayınız
Dünya Hidrojen Konsey Bşk. Prof. Nejat VEZİROĞLU nun
*TÜRKİYENİN EKONOMİK İSTİKLAL SAVAŞI dediği
B.M.İstanbul Hidrojen Enerji Mrk.için 4 yıl çalıştık.
-ENGELLER-ŞOKLAR YAŞANDI
*DURMAK YOK 
*YOLA DEVAM

www.hidrojenenerjihareketi.tr.gg

İSTANBUL- BİRLEŞMİŞ MİLLETLER - HİDROJEN ENERJİ MRK *NASIL ENGELLENDİ* !!!





 


Türkiye'nin ilk 4 tekerlekli elektrikli otomobili:


Türkiye'nin ilk 4 tekerlekli elektrikli otomobili: "DEMOBİL"

 

Dokuz Eylül Üniversitesi Güneş Arabaları Ekibince (Solaris) tasarlanıp üretimi gerçekleştirilen, Türkiye'nin ilk 4 tekerlekli 2 kişilik elektrikli aracı olduğu bildirilen DEMOBİL, törenle tanıtıldı.

9 Mayıs 2014, Cuma - 20:54

 

Proje yürütücülüğünü üstlenen DEÜ Üniversite Sanayi Uygulama ve Araştırma Merkezi (DESUM) Müdürü Prof. Dr. Abdurrahman Bayram, törendeki konuşmasında, akademisyen, girişimci ve öğrencilerden oluşan Solaris'in, bugüne kadar ürettiği güneş arabalarıyla çeşitli yarışmalardan dereceler aldığını belirtti.

Solaris'in ilk kez elektrikle çalışan araç tasarladığına değinen Bayram, "İzmir Kalkınma Ajansı, projemizi destekledi. Üniversite tarihi için önemli olan projeyle farklı fakültelerden akademisyen ve öğrenciler bir araya geldi. DEMOBİL, güneşten elde ettiğimiz elektrik enerjisiyle şarj edilebiliyor. Burada fark yarattık. Bünyesinde kullanılacağı kampüste, şarj istasyonları olacak. Sonraki aşama, güneşten enerji üreten fotovoltaik hücre yapmak."

DEÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Füzün de son yıllarda atılım içinde olduğunu ifade ettiği üniversite bünyesinde teknoloji geliştirme bölgesi kurduklarını anlatarak, 29 Ekim'de tamamen hizmete girecek DEÜ Biyomedikal Ar-Ge Merkezi'nin, Türkiye, Ortadoğu ve Doğu Avrupa'nın en büyük gen merkezi olması için çalıştıklarını dile getirdi.

Konuşmaların ardından DEMOBİL, katılımcılara gösterildi.

DEMOBİL'in özellikleri

Türkiye'nin ilk 4 tekerlekli ve 2 kişilik elektrikle çalışan otomobili olduğu bildirilen DEMOBİL, saatte 80-100 kilometre hıza ulaşabiliyor.

Dış gövdesi kompozit olan ve karbon fiberden üretilmesiyle çelik kullanılan araca göre ağırlığı 40-50 kilogram civarında azaltılan DEMOBİL'in ağırlığı 250 kilogram.

Motor, pil kontrol sistemi, telemetri ve maksimum güç noktası takipçilerinin Solaris tarafından tasarlanıp üretildiği DEMOBİL'in menzili de ortalama 80 kilometre.

Güneş enerjisiyle panellerden şarj edilmesi yaklaşık 2 saat süren DEMOBİL'in, şebeke elektriğiyle şarj edilmesi ise 4 saati buluyor.

DEMOBİL'in 3 araç için yatırım maliyetinin 100 bin lira olduğu, bunun yerli kaynakların kullanımının artmasıyla daha da aşağıya çekilebileceği kaydedildi.

Geçen hafta düzenlenen Bursa Bilim Şenliği'nde ilk kez görücüye çıkan otomobil, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız tarafından kullanmıştı.





















 






Video : hidrojenli araba -





Thu
20
Nov
2008
Hidrojenle çalışan oyuncak araba
oyuncak
oto hidrojen
En küçük hidrojen otomobil
Bu küçük otomobil gerçekten de hidrojen yakıt sistemi ile çalışıyor. Araçla birlikte gelen bir cihaz, damıtılmış sudaki hidrojeni ayrıştırıyor. Sonra bu hidrojeni otomobilin içindeki küçük bir balonun içine transfer ediyorsunuz. Hidrojen buradan yavaşça oksijen ile tepkimeye girip otomobilin motorunu döndürecek reaksiyonu yaratmak üzere, yakıt tanklarına geliyor. Otomobili yürütecek hidrojeni ayrıştırmak 10 dakika, ürettiğiniz hidrojen ile otomobilin dolaşması 3 dakika sürüyor. Hidrojen'in nasıl yakıta döndüğünü








1 Litre SuyLa 40 km Giden OtomobiL !









Artan petrol fiyatları karşısında alternatif enerji kaynakları aranırken Japon Genepax firması suyla çalışan otomobil üretti. 80 km hız yapan otomobil 1 litre suyla 40 km gidiyor.


Hızla yükselen petrol fiyatları şirketleri alternatif enerji kaynakları bulmaya itiyor. Japonya'da bir şirket su ve havayla çalışan otomobil üretti.


Suyla çalışan araba fikri bundan 10 sene önce ortaya atılmış bir rüyaydı, fakat bu rüya artık resmen gerçek oldu. Suyun elektrolizi ile hidrojenin ayrıştırılması ve ortaya çıkan elektrik enerjisinin yakıt pilinde depolanması ve bunun elektrik motoru ile tekerleklere güç verecek şekilde kullanılması mantığıyla çalışan bu araba, deniz, yağmur veya ırmak suyu ayırt etmeksizin molekül yapısı H2O olan herşey ile çalışabiliyor.

Japon Genepax şirketinin ürettiği aracın maksimum sürati saatte 80km ve 1 litre su ile yarım saat boyunca durmaksızın çalışabiliyor. Araç elektrik motoru kullandığından son derece sessiz ve performans olarak esnek çalışmakta, bunun en güzel örneği ise hiç şüphesiz bugüne kadar yapılmış elektrik motoru kullanan en iyi otomobil olan Tesla Roadster. Yalnız bu aracı BMW’nin 2 yıldır güvenli ve kullanılabilir hale getirmek için çalıştığı Hidrojen 7 model arabası ile karıştırmamak lazım. Çünkü BMW Hidrojen 7 deposuna doğrudan saf hidrojen yüklenen içten yanmalı bir motorla çalışmakta. Hidrojenin sıvı olarak depolanabilmesi için de çok düşük sıcaklıklar gerektiğinden ve taşıma(güvenlik) anlamında birçok risk faktörü içerdiğinden uygulanabilirliği oldukça zor bir sistem.

Hidrojen 7 tabiki Genepax şirketinin ürettiği araca göre çok daha verimli fakat işletimi de o denli zor. Su ile çalışan bu tarz arabalar yaygınlaşır ve daha güçlü motor seçenekleri ile kullanılabilir hale gelirse ki gelecektir, insanlık bedava yolculuk imkanına kavuşup daha refah ve mutlu bir yaşam sürebilir. Her ne kadar bunu petrol rezervlerinden gelir sağlayan güçlü devletler istemeyip önünü kesmek isteyecek olsa da, çevreye duyarlılık ve küresel ısınmanın tehditi arttıkça bu değişimin kaçınılmaz olacağını söyleyebiliriz. Teknolojinin daha bilinçli kullanılması gerektiğinin farkına felaketler olmadan önce varılması dileğiyle…

__________________
 









Cmt 13 May 2006, 22:12  

Yakıt hücreli, hidrojenle çalışan Citaro'lar 2004'ten beri Londra'da servisteler. Bunlar da resimleri :

 

(+)



 

(+)

 




2012'de İstanbul'da hidrojen(suteği)li otobüsler hizmete girecekti.

Hidrojenle Çalışan İETT Otobüs Projesi
Alıntı:
Merkezi İstanbul’da bulunan Uluslararası Hidrojen Enerji teknolojileri Merkezi’nce yürütülen proje uyarınca, hidrojen yakıtlı 12 otobüs 2007 yılı başında İstanbul’da sefere çıkacak.

Topkapı-Beşiktaş, Edirnekapı-Vezneciler, Yedikule-Eminönü ve Yıldıztabya-Vezneciler şeklinde belirlenen İETT hatlarının ortak tek bir özellikleri var: 4'ü de Suriçi'nden geçiyorlar. Cadde Tramvayı'nın Edirnekapı-Fatih-Vezneciler aksından geçirilmesine izin çıkmamasından sonra, belki de Edirnekapı Tramvay başdurağı ile şehrin merkezini birbirine bağlamak için açılacak ya da hâlihazırda mevcut olan İETT hatlarında kullanılabilirler.

Akın KURTOĞLU



Sakarya Üniversitesi'nin
Hidrojen Enerjisiyle Çalışan Aracı Settar ...


Sakarya Üniversitesi'nin Hidrojen Enerjisiyle Çalışan Aracı Settar, Yarış İçin Almanya'ya Gitti
22 Nisan 2010 / 13:12
Sakarya Üniversitesi Enerji Teknolojileri Takımı (SETT)'nın Shell Eco Marathon 2010 için ürettiği hidrojen enerjisi ile çalışan aracı SETTAR, yarış i...
Sakarya Üniversitesi Enerji Teknolojileri Takımı (SETT)'nın Shell Eco Marathon 2010 için ürettiği hidrojen enerjisi ile çalışan aracı SETTAR, yarış için Almanya'ya gitti. SETTAR, dünya çapında birçok ülkeden binlerce öğrencinin daha az yakıtla daha fazla yol almak için geliştirdikleri araçlarının yarıştığı, Shell Eco-Marathon da 6-7 Mayıs tarihlerinde Urban Concept dalında yarışacak.SAÜ ekibi, elde edecekleri uluslararası başarıyla Türkiye'nin adını dünyaya duyurmayı hedeflediklerini söyledi.


BUHAR - Boğaziçi Üniversitesi Hidrojen Arabası Video-1
Siirt'te, hidrojenle çalışan motorsiklet üretildi



12 Haziran 2010 12:20
Siirt'te, hidrojenle çalışan motorsiklet üretildi

iirt Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesinde sürdürülen çalışmalarda hidrojenle çalışan motosiklet üretildi.


Siirt Üniversitesi Mimarlık ve Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ömer Şahin yaptığı açıklamada, dünyanın mevcut enerji kaynaklarının tükenmekte olduğunu belirterek, gelişmiş ülkeler başta olmak üzere tüm ülkelerin yenilenebilir ve ucuz enerji kaynaklarının peşinde olduğunu söyledi.

Bu kapsamda yeni bir üniversite olmalarına rağmen bilim alanında saygın bir konuma gelmek için büyük çaba harcadıklarını belirten Şahin, şöyle konuştu:

''Bu projemizde biz hidrojeni dört zamanlı motorlarda kullanmayı denedik. Hidrojenle çalıştırmayı başardığımız bu motor dünyada tükenme tehlikesi altındaki enerji sorununa karşı bir çözüm olduğundan önemli taşıyor.

Hidrojen kendisini yenileyebilen bir enerji kaynağı. Hidrojen, başta elektroliz olmak üzere, rüzgar, su enerjisi ve güneş enerjisiyle elde edilebiliyor. Dolayısıyla bu kaynaklar var olduğu sürece çalışmamız geçerliliğini koruyacak ve insan hayatına gerekli kolaylığı sağlayacaktır.''

Şahin, hidrojenin, egzoz gazı olarak sadece su buharı çıkardığından tamamen çevre dostu olduğuna işaret ederek, ''hatta çıkan bu su buharı tekrar ayrıştırılarak yakıta dönüştürülebilir ve bu işlem kapalı bir döngü haline getirilebilir.

Bu motor aynı zamanda LPG ile de çalışabilmekte. LPG benzine göre daha ekonomik. LPG kendinden tazyik olduğu için benzinli motorlarda olduğu gibi yakıt pompasına ihtiyaç duymuyor. LPG de hidrojen gibi çevreci bir yakıt'' dedi.

Şahin iki ay içerisinde tamamlamayı planladıkları bu çalışmaların ardından sistemlerinin ticari anlamda kullanılabileceğini, gerekli tescil işlemlerini de yapacaklarını kaydederek, ''bu çalışmamızın ticari anlamda yani günlük hayatta da çok büyük yararları olacağını düşünüyoruz. Sistemin bütün motorlu araçlarda kullanılması ile ülkemiz enerji sıkıntısı çekmeyecek ve bu alanda ülkemiz dışa bağımlı olmaktan kurtulacak'' diye konuştu.

Şahin, projede kendisiyle birlikte Yrd. Doç. Dr. Halil Demir ile öğretim görevlileri Fevzi Hansu, Mustafa Kaya, Orhan Baytar, Dr. Mehmet Sait İzgi ile öğrenciler Hamdullah Adsoy, Veysel Akdeniz, Cüneyt Uygur, Kenan Demir ve Muhammet Yusuf Öndeş'in de yer aldığını sözlerine ekledi.

AA




 

Hidrojenle çalışan araba hazır








Hidrojenle çalışan araba hazır
 

Türkiye'nin hidrojenle çalışan ilk otomobili, Ağustos ayında seri üretime hazır olacak. Önümüzdeki ay deneme sürüşüne çıkacak olan araç 1000 kilometrede 5 YTL harcıyor

2 Nisan 2007, Pazartesi - 10:56
 

Küresel ısınmanın en büyük nedeni olan petrol ve kömür gibi fosil yakıtların pabucunu dama atan hidrojen enerjisi, gündelik yaşantımızdaki yerini almaya hazırlanıyor. İstanbul'daki Birleşmiş Milletler Endüstriyel Kalkınma Teşkilatı Hidrojen Enerjisi Teknolojileri Merkezi (UNIDO-ICHET) bünyesinde yakıt olarak hidrojeni kullanan binek otomobil üretmeye çalışan 25 kişilik ekip, hazırlıklarını tamamlıyor.

PETROLÜN TAHTINA OTURACAK

Nisan ayında sürüş denemelerinin yapılması planlanan otomobilde hidrojen enerjisi üreten iki elektrik motoru bulunuyor. Otomobilin arkasındaki iki tekerleğe bağlı olan motorlar 100 kilometre hıza kadar çıkabilmesine olanak sağlıyor. Aracın tükettiği yakıttan dışarı attığı tek atık ise su.

Çelik yelek yapımında kullanılan kevlar maddesiyle karbonfiberin karıştırılmasıyla oluşturulan kompozit yapı da, aracın kasasında ve diğer tüm aksamında kullanılan tek malzeme. Bu malzeme, CNC cihazında oluşturulan kalıp içine dökülerek otomobilin kasasının şeklini alıyor. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Makine Fakültesi'ne bağlı Otomotiv Yüksek Lisans Programı'nda birinci sınıf öğrencisi olan Nihat Özmen, projenin başında bulunuyor.

Özmen, makine, elektrik-elektronik, uçak ve işletme mühendisliklerinden 25 okul arkadaşıyla birlikte geliştirdiği otomobilin Türkiye için büyük önem taşıdığını belirtiyor. Çevre ve gürültü kirliliğini bitirecek küresel ısınma sorununun çözümüne katkı sağlayacak projenin girişimciler tarafından desteklenmesini bekliyor.

2 YA DA 4 KİŞİLİK

Aracın yakıt pili 13 bin YTL'ye tamamı ise 65 bin YTL'ye mal olacak. Küçük bir hacimde yüksek enerji sunan yakıt pilinde hidrojen katı olarak depolanacak. 1 litre benzin eşdeğeri 8 gram hidrojen olduğunu belirten Nihat Özmen, üzerinde çalıştıkları aracın 32 gram hidrojenle 100 kilometre yol gideceğini, 1000 kilometrede 5 YTL harcayacağını açıkladı.

Aracın 150 kilo ağırlıkta olacağını ifade eden Özmen, "Araç, 2 ve 4 kişilik üretilebilir. Hızı 100 kilometreye kadar artırılabilir. Gerekli araştırma ve geliştirme çalışmaları sonucunda yasal düzenlemelerde tamamlanırsa 10 yıl içinde aracı sokaklarda yaygın şekilde görebiliriz" dedi

 

Hidrojenle çalışan araba hazır







 

  •  
  •  
  •  
06 Haziran 2011 - 02:30

 

Bornova’da hidrojenle çalışan araçlar tanıtıldı

Bornova Belediyesi ve Çevre Mühendisleri Odası İzmir Şubesi işbirliğiyle düzenlenen “Çevreci Araçlar Sergisi” büyük ilgi gördü.



Bornova’da hidrojenle çalışan araçlar tanıtıldı
 

İzmir DHA

 Forum Bornova alanındaki sergide; Ege, Yaşar, Dokuz Eylül üniversitelerinin öğrencileri tarafından geliştirilen güneş enerjisiyle çalışan araçların yanı sıra Makine Mühendisleri Odasıİzmir Şubesi’nin geliştirdiği hidrojenle çalışan araç da sergilendi. Serginin açılışını Oda Başkanı Yard. Doç. Vildan Gündoğdu ile Bornova Belediye Başkanı Kamil Okyay Sındır yaptı. Başkan Sındır, alternatif enerji kaynaklarıyla çalışan araçları detaylı şekilde inceledi. Yaşar Üniversitesi öğrencilerinin geliştirdiği aracın sürücü koltuğuna oturan Sındır, bu aracı bir süre kullandı. Sındır,Dokuz Eylül Üniversitesi öğrencilerinin geliştirdiği, enerjisinin yarısını güneşten alan aracı da sürdü.





 

Dünya'da İlk Kez Hidrojenle Çalışan Traktör Üretildi
Hidrojenli binek otomobillerden sonra dünyada ilk kez hidrojenle çalışan traktör üretildi. Hidrojen yakıt hücresi ile çalışan binek otomobillerden sonra hafif ticari araçlarda hidrojen ile çalışacak şekilde tasarlandı. Şimdi de traktörler hidrojen yakıt ünitesi ile çalışacak.
16 Haziran 2009, 13:48
Otomotiv sektöründe benzinden motorin ve lpg ile çalışan araçlara elektrik ile çalışan araçlar eklenmişti. Hidrojen ile de çalışan otomobiller üretilmiş ve bu noktada gelişen teknoloji her geçen gün biraz daha ileri gitmeye devam ediyor.
Hidrojenli binek otomobillerden sonra dünyada ilk kez hidrojenle çalışan traktör üretildi. Hidrojen yakıt hücresi ile çalışan binek otomobillerden sonra hafif ticari araçlarda hidrojen ile çalışacak şekilde tasarlandı. Şimdi de traktörler hidrojen yakıt ünitesi ile çalışacak.
Dünyada bir ilk olan NH2 adı verilen hidrojen üniteli traktör şu an için sadece bir prototip ama seri üretime geçmemesi hiçbir neden yok. Sıfır emisyonlu traktörde 106 HP güç üreten elektrik motoru hidrojen yakıt hücresinden elde edilen enerji ile çalışıyor ve bu güç bir dağıtıcı vasıtasıyla dört tekerleğe aktarılıyor.
Şu an için NH2, New Holland tarafından üretilmiş bir prototip ve dolu bir hidrojen yakıt tankıyla ancak 1.5-2 saat çalışabiliyor, fiyatının da oldukça pahalı olacağı tahmin ediliyor. Ancak NH2 projesinin yaratıcıları bu aracı 2013'de seri üretime geçirmeyi planlıyor.








Yakıt hücresi tarafından açılan olanaklar dünya üzerindeki araştırma timleri için heyecan vericidir. Hidrojen-güçlü yakıt hücrelerine sahip araçlar kaynakları koruyan çevreye dost mobilite için mükemmel koşullar sunmaktadır.

Mercedes-Benz yakıt hücresinin muazzam vaadini tanıyan ilk üreticidir. 1994'e geri dönersek ilk yakıt hücreli araç o tarihte kamuya tanıtılmıştı. NECAR1, MB 100 vanının platformunu temel almıştı. Bundan sonra, DaimlerChrysler 'in teknik disiplinlerin geniş bir yelpazesinden gelen geliştiricileri aynı enerji tüketimi için geleneksel tahrikli aracın iki katı verimliliğe sahip bir teknolojinin seri üretiminin olgunlaştırılmasını başarmak için çalışıyorlardı.
Fuel Cell'in çalışma prensibi
Yakıt hücresinde yer alan süreç soğuk yanma olarak bilinmektedir: Hidrojen, elektrik gücü üreten kontrol altındaki bir kimyasal süreçteki suyu şekillendirmek için havadan gelen oksijen ile reaksiyona girer. 

Hidrojenin içerdiği kimyasal enerji bu yüzden doğrudan elektriğe dönüşür. Yakıt hücrelerinden, içten yanmalı bir motordan daha iyi etki için istifade edilebildiği için enerji anlamında çok verimlidir.

Yakıt hücresinin sandviçe benzer bir yapısı vardır. Merkezinde sözde proton değişim membranı veya PEM (Polimer Elektrolit Membranı) olarak adlandırılan ince bir plastik membran vardır. Her iki tarafta da bu ince bir katalitik tabaka, genellikle platinyum ve grafit kağıdının gaz sızdıran elektrodu ile kaplanmıştır. 

Gaz kanalları, bipolar plakalar olarak bilinen dıştaki katmanlara işlenmiştir. Hidrojen bir taraftaki kanal vasıtasıyla, oksijen de diğer kanal vasıtasıyla girer. Platinyum katalizör hidrojeni bir elektron ve bir protona ayırır. Bu pozitif yüklü protonlar PEM boyunca geçebilirler ancak negatif yüklü elektronlar bunu yapamaz. Bir potansiyel fark (voltaj) bu yüzden iki grafit kağıt elektrotları arasında güçlenir. 

Bir doğru akım iki elektrot bağlı olduğu takdirde akar. Bu elektrokimyasal reaksiyonun son ürünü saf sudur (H2O), çünkü protonlar PEM boyunca geçtikten sonra oksijen ile birleşir.
Avantajları
  • sıfır emisyonlar
  • içten yanmalı motordan iki kat fazla verimlilik
  • yüksek konfor seviyesine sahip dinamik elektrik motoru
  • diğer uygulamalar için araca monte edilmiş güç kaynağı
  • gerçekten sessiz çalışma
  • yenilenebilir enerji kaynaklarından gelen hidrojen kullanıldığı takdirde üstün eko-denge



Bu tekne hidrojenle çalışıyor
Türkiye'nin hidrojen gazı ile çalışan ilk teknesi ''Martı''nın üretimine Tuzla Tersanesi'nde başlandı.
Güncelleme: 14:35 TSİ 18 Ocak 2011 Salı
İstanbul Teknik Üniversitesinden (İTÜ) yapılan yazılı açıklamada, İTÜ'lü mühendis ve mühendis adayları tarafından kurulan ''İTÜ İstiklal Projelendirme ve Uygulama Topluluğu''nun ilk projesi olan hidrojen teknesi ''Martı''nın üretimine Tuzla Tersanesi'nde başlandığı bildirildi.

Teknenin, sıkıştırılmış hidrojen gazının atmosferdeki oksijen gazı ile birleştirilerek elektrik enerjisi üreten yakıt hücresi teknolojisi ile çalıştığı belirtilen açıklamada, projenin, çevre kirliliğine yol açan fosil yakıtlara alternatif olacağı ifade edildi.

Projede çalışan mühendis ve mühendis adaylarının ülke ve dünya bilimine katkıda bulunmak için hafif ve doğada en fazla bulunan hidrojen elementini kullandıkları vurgulanan açıklamada, ''Hidrojenin enerji çevrimi konusunda meydana gelen gelişmeler, günlük yaşamda enerji kullanımında geleceğin yakıtı olacağına işaret ediyor'' sözlerine yer verildi.

Açıklamada, 6 yolcu ve 2 mürettebat taşıyacak teknenin boyunun 8,13 metre, genişliğinin 3,2 metre yakıt hücresinin ise 8 kilovat olduğu ve saatte 7 deniz mili hıza ulaşacağı kaydedildi.

Projenin, çok sayıda vakıf ve özel kuruluş tarafından desteklendiği vurgulanan açıklamada, üretimine Tuzla Tersanesi'nde başlanan teknenin Nisan ayında tamamlanarak, İDO çatısı altında Haliç'te yolcu taşıyacağı bildirildi.

AJANSLAR








konusunda somut adımlar atılıyor mu, atılmıyor mu? Bilemiyoruz. Bu konu havada asılı kaldı ne zamandır. 2004 yılında, çalışacakları hatlar dahi belirlenmişti ama, sonrasında herhangi bir bilgi akışı olmadı.

Projenin (şimdiki takvime göre) 1 yıl içinde devreye girmiş olması gerekli:








Türkiye'nin İlk Hidrojenli Otobüsü

Bursa'da Üretilecek

Türkiye'nin ilk hidrojen yakıtlı otobüs projesi 2012 Mayıs ayında yola çıkmaya hazırlanıyor.
Haber: T%C3%BCrkiye'nin %C4%B0lk Hidrojenli Otob%C3%BCs%C3%BC Bursa'da %C3%9Cretilecek
Türkiye'nin ilk hidrojen yakıtlı otobüs projesi 2012 Mayıs ayında yola çıkmaya hazırlanıyor. Merkeziİstanbul'da bulunan Uluslararası Hidrojen Enerjisi Teknoloji Merkezi (ICHET), Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Örgütü desteği ile İETT, Tekno Tasarım, Güleryüz Otomotiv Sanayi Ticaret A.Ş., Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü ve Yıldız Teknik Üniversitesi tarafından hazırlanan proje maliyeti yaklaşık 1,5 milyon dolara ulaşacak. Bursa'da, 1967 yılından bu yana otomotiv sektöründe faaliyet gösteren Güleryüz Firması tarafından üretilecek otobüs yüzde 15 yakıt tasarrufu da sağlayacak.
Projenin Bursa'daki ayağını oluşturan Güleryüz Otomotiv A.Ş. Fabrika Müdürü Mustafa Demirci, Gemlikİlçesi'nde 70 bin metrekarelik alanda üretim yapan ve 24 ülkeye ihracat gerçekleştiren firmanınTürkiye'nin ilk hidrojen yakıtlı otobüsü projesinde yer almaktan gurur duyduğunu belirtti. Demirci, bünyelerinde bulunan 20 mühendis ile otobüsün karoseri ve montajını gerçekleştireceklerini kaydetti. Projenin 2008 yılında başladığını ifade eden Demirci, Avrupa standartlarında olan otobüsün engelli sandalyesi ile birlikte 99 kişilik olacağını bildirdi. Demirci, aracın hidrojen ünitesinin ise Almanya'daSiemens tarafından üretileceğini belirtti.
YÜZDE 15 ENERJİ TASARRUFU
Hidrojen yakıtlı otobüste jenaratörde üretilen elektrik akımının büyük bataryalarda stoklanacağını söyleyen Demirci sistemi şu şekilde anlattı
'Bataryalarda bulunan elektrik enerjisi ile çalışacak otobüs, hareket sırasında ivmelerde ve yokuş aşağıya inerken elektrikte geri kazanım sağlanıyor. Kendi kendini şarj eden sistem yüzde 15 yakıt enerji tasarrufu sağlıyor. Bu oran dur kalkların sayısı arttıkça yükselebilir. Bu enerji yeterli olmadığında ise hidrojen yakıtlı motor devreye girerek jeneratör vasıtasıyla akülerin dolmasını sağlıyor.ö
Hidrojen yakıt teknolojisinin Avrupa'da yaygınlaştırılması için çalışmalar yürütüldüğünü dile getiren Demirci, çevre ve insan sağlığına zarar vermeyen bu sistemin yaygınlaştıkça ucuzlayacağını söyledi.
İKİ GÜN BOYUNCA KULLANILABİLECEK
İstanbul'da hidrojen üretim merkezinin kurulduğunu da vurgulayan Demirci, 'Hidrojen aynı zamandaHaliç'te çalışacak olan hidrojen motorlu yolcu yatlarında da kullanılacak. Bu yakıt yaygınlaştıkça otobüslerin kullanımı artacak. İlk proje İstanbul'da başlayacak zamanla diğer şehirlerde de yaygınlaşacağını tahmin ediyoruz. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin otobüsü kullanacağı hat turistik amaçlı. Sultanahmet'ten çıkıp Taksim oradan ring yaparak geriye dönecek. Hidrojen yakıtı iki gün boyunca yeterli olacak. Otobüs şehir içinde 100 kilometreye kadar hız yapabilecekö dedi.
YÜZDE 60'I TAMAMLANDI
Projenin tasarımını gerçekleştiren Tekno Tasarım Genel Müdürü Dr. Mustafa Uysal ise, projeninTürkiye'de bu tür araçların yaygınlaşması için başlatıldığını kaydederek, 'Proje yüzde 60 oranında tamamlanma aşamasına geldi. Projenin tüm tasarım ve alt çalışmaları tamamlandı. Parçaları sipariş edildi. Araç Şubat ayı ortasında nihai haline gelecek ve Mayıs ayında da test çalışmalarına başlayabileceğiz. Önümüzdeki 10 yıl içinde hibrit araçları çok daha fazla göreceğizö şeklinde konuştu.







İlk hidrojenli otomobil kasımda Türkiye'de



Dünyanın ilk seri üretim hidrojen yakıtlı otomobili olan Hyundai ix35 Fuel Cell, kasımda başlayacak İstanbul Autoshow Fuarı'nda Türkiye'ye gelecek ParisOtomobil Fuarı'nda ix35 Fuell Cell'in dünya lansmanını yapan Hyundai, satışlara 2015 yılında başlamayı planlıyor.
 

Fuarda araç hakkında bilgiler verenHyundai Genel Müdürü Ümit Karaarslan, İstanbul Autoshow'da aracı sergileyeceklerini kaydetti.

Karaarslan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin bir hidrojen istasyonu kurduğunu dile getirerek, şunları söyledi:

"Böylece Hyundai'nin deneme sürüşü kapsamında bu araçlar Türkiye'ye gelecek ve test sürüşleri yaptıracağız. Sanırım istasyon Kasım ayında tamamlanır. Biz de o aracımızla Kasım'da yollara çıkacağız. Bunun yanındaHyundai'nin hibrit modelleri de bulunuyor.

Türkiye'de elektrikli otomobiller için ÖTV yüzde 3 olarak uygulanıyor. Benzer bir vergilendirmenin hem hibrit hem de hidrojen yakıtlı araçlar için de olacağını tahmin ediyorum. Yakıt tüketimini sağlayan, çevre kirliliğini azaltan her türlü aracın vergisinin düşünülmesi gerekir. Yapılacağını tahmin ediyorum."

"Elektriklide batarya derdi var"

Karaarslan, fosil yakıtların azalmasıyla birlikte alternatif yakıtlı araçlarla ilgili çalışmaların hızlandığını, bunun ilk örneğinin de elektrikli araçlar olduğunu hatırlatarak, ancak bataryaların büyük ve menzilin kısa olmasından dolayı şu an bu otomobillerin cazip olamadığını söyledi. 

Batarya dezavantajından dolayı 2020 yılına kadar elektrikli araçların ancak pazarda yüzde 10'luk dilimde olacağını ifade eden Karaarslan, "Oysaki hibrit ve hidrojen yakıtlı araçların pazar kapasitesinin aynı dönemde yüzde 20-25 arasında olması tahmin ediliyor" dedi.

Hidrojenli otomobilde şu an bir çok üreticinin deneme aşamasında olduğunu söyleyen Karaarslan, şunları kaydetti:

"İlk olarak Hyundai seri üretime başlama kararı aldı. 2012 yılından itibaren 2015 yılına kadar başlangıçta 1.000 adet üretilecek. Dünyanın çeşitli ülkelerinde kullanılacak. Daha sonra da adetler artırılacak. Bu önemli bir gelişme. Hyundai 7-8 yıldır bu proje üzerinde çalışıyordu. Şimdi ise ilk seri üretim yapan marka oldu. Bu da Hyundai'nin geldiği teknolojik üstünlüğünü göstermiş oluyor.

Hyundai ix35 Fuell Cell'de bir depo hidrojen yakıtı ile menzil 570 kilometreyi buluyor. Bu da yeterli ve önemli bir rakam. Hyundai ix35 Fuel Cell'in 5,6 kilogramlık hidrojen deposu Avrupa'da 56 Avro'ya dolduruluyor. Yani araç 100 kilometrede 10 euro civarında yakıt tüketiyor."

Kararslan, bu aracın en önemli özelliğinin çevreyi hiç kirletmemesi olduğunu dile getirerek, "Ayrıca hidrojen yandıktan sonra oluşan atıklar dışarı atılır atılmaz havadaki oksijenle birleşerek egzosdan sadece su buharı çıkıyor. Çevreye ve havaya herhangi bir kirliliğe neden olmuyor" dedi. 

Otomobilde ÖTV artışı

Türkiye'deki gündemi de değerlendiren Karaarslan, bir gecede otomotivde ÖTV'nin artırılmasının güven üzerinde bir takım olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.

Şu anda içinde bulunulan durum gereği yabancı yatırımına ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Kararslan, şunları söyledi:

"Uzun süreli doğrudan yabancı yatırımcıya ihtiyacımız olduğu için bu tip anlık uygulamaların kısa ve uzun dönemde olumsuz etkilerini düşünüp, bunlardan kaçınmamız lazım. Bu, kısa dönemde bütçe açığına çözüm gibi görülse de, ben aynı düşüncede değilim, daha yapısal önlemler alınabilir ve vergi daha geniş tabana yayılarak çözüm bulunabilir. Son düzenlemeden sonra hafif ticari araçtaki adil olmayan vergi farkı yüzde 22'den yüzde 25'e çıktı. 

Bu yüzde 25 fark çok adil olmayan bir şey, bu vergi artışının hafif ticari araç satışlarına olumlu, ancak binek satışlarına olumsuz etkisi olacağını tahmin ediyorum. Binek araç satışlarında yüzde 10-12 arasında bir düşüş bekleniyordu. Ben yine o doğrultuda bir pazar olacağını düşünüyorum. Eğer Türkiye'de ekonomik veya politik başka bir sorun olmadığı takdirde pazar geçen yıla göre yüzde 10 daralabilir."

"Avrupa'da kriz sürecek"

Dünyada sadece Avrupa ülkelerinde değil, Asya ülkelerinin bazılarında da büyüme problemi olduğunu belirten Karaarslan, tasarruf yetersizliği ile cari açığın yüksek oluşunun ise Türkiye'nin en büyük sorunu olduğunu anlattı. 

Karaarslan, "Avrupa'daki kriz gelecek yılı da kapsayacak. Yapısal önlemlerin etkisi 2013 sonrasında hissedilir. Bu doğrultuda gelecek yıl ekonomide bir takım belirsizlikler olabilir. Bunun yansıması ilk çeyrekte daha fazla görülebilir" dedi.






Suyla Çalışan Hidrojen Kombi - YouTube



http://youtu.be/J7r8YpF8dU0





Suyla çalışan araba ürettiler!


















Suyla çalışan araba ürettiler!
Türk mühendisler geliştirdi...

Türk Hava Kurumu Üniversitesi akademisyenleri bir büyük projeye daha imza attılar. Mühendislik Fakültesi Yenilebilir Enerji Araştırma Laboratuvarı’nda yapılan çalışmada, Türkiye’nin ilk hibrit dizel-hidrojen aracını geliştirdi.

Türk Hava Kurumu Mühendislerinin yaptığı çalışmayla, motora istenilen oranda gönderilen hidrojen sayesinde yanan yakıtın yüzde 30’u azaltılıyor. Türk Hava Kurumu Üniversitesi Rektörü Prof.Dr.Ünsal BAN, 2 yıllık projenin sonuna gelindiğini söyledi. Rektör Ban, “Mühendislik Fakültemiz öğretim üyelerinin çalıştığı bir projeydi. Çeşme suyuyla hidrojen üretilecek. Hidrojen üretmek için gerekli enerji egzos atık ısısından elde edilecek. Aracın içinde hidrojeni depolamıyoruz. Gaz tankı yok. Aracın içinde üretirken, gerekli enerjiyi de aracın içinden sağlıyoruz. Akademisyen arkadaşlarımı böyle bir araştırmayı başarı ile sonuçlandırdıkları için kutluyorum. Üniversite olarak AR-GE’ye her zaman, her koşulda önem verdiğimizin altını çizmiştik. Bu başarılarımıza öğrencilerimizde ortak olmuştur. Genç üniversitemizin uluslararası boyutta patent başvuruları yapacak yeniliklere imza atması bize gurur vermiştir” dedi. .

Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği’den Yrd. Doç. Dr. Mükerrem Şahin’in başında bulunduğu projeye tam 2 yıl emek verildi. Dr.ŞAHİN, “Dünyada ilk kez eksoz atık ısısından üretilen elektrik hidrojen üretiminde kullanıldı. Hidrojen üretmek için ise yalnızca çeşme suyuna ihtiyaç oluyor. Böylece aracın dizel yanında belirli miktarda su tüketimi oluyor. Ayrıca bu otomobilden çıkan atık gazların yüzde 80’i azalıyor. Çevreci ve yeşil bir teknoloji yaptığımız çalışma. Otobüslerde ve şehir içi ulaşımda aynı sistem başarı ile uygulanabilecektir. Motor dizaynı değişirse yakıtın yüzde 70’i sudan karşılanabilir.  Aracın testlerinin yapılacağı alt yapının Üniversitede bulunması oldukça önemli. Dünyada ilk kez, motora gönderilecek hidrojen yakıtı aracın içerisinde normal sudan üretebilecek. Bu üretim için gerekli enerjiyi egzoz atık ısısından elde eden bir sistemin geliştirilmiş olmasının gururunu yaşıyoruz ve imkan verildiğinde Türkiye’nin yeni nesil aracını yapmaya da talibiz” diye konuştu.











Ev
Eğer ortalama bir web sitesi olarak bu şu anda ziyaret. kaynaklar ICHET erişim yılında tamamen sipariş, buradan kayıt .
Benim ICHET
Turkish (Turkiye)
Yaklaşan etkinlik
15 Haziran - 17 Haziran 2011
IEA SED ExCo toplantı
Kopenhag
------------
19 Haziran - 22 Haziran 2011
Hidrojen Üretimi (ICH2P-2011) Uluslararası Konferansı
Noesis Bilim Merkezi ve Teknoloji Müzesi
------------
11 Temmuz - 15 Temmuz 2011
Uluslararası Yaz Okulu PEM yakıt pili uygulamaları ve entegrasyonu
Izmir
------------
Last month Haziran 2011 Next month
  S M T W T F S
week 22       1 2 3 4
week 23 5 6 7 8 9 10 11
week 24 12 13 14 15 16 17 18
week 25 19 20 21 22 23 24 25
week 26 26 27 28 29 30    
Son haberler


TÜRKİYENİN  İLK HİDROJEN ENERJİLİ OTOBÜSÜ
yyyy.ppt yyyy.ppt
657K   Görüntüle   İndir  












HABER DETAY
 
YORUMLAR(10)
YAKIT TASARRUF CİHAZI YAPTI
İzleme Sayısı: 145,409
Sivas'ta, oto lastikçisi Hakan Oğuz Han 14 yıldır üzerinde çalıştıktan sonra yakıt tasarruf cihazı yaptı. Oğuz Han, motorlu taşıtlarda yüzde 20 ile yüzde 40 arasında yakıt tasarrufu sağlayan ve su ile çalışan cihaza Fatih Tasarruf Cihazı ismini verdi. 14 yıldır bu cihazı üretmek için çalıştığını belirten Hakan Oğuz Han, içinde su olan cihazı kablolar ile motor emme manifoltu ve araç kontağına bağlıyor. Kontaktan gelen elektrikle cihaz içindeki suyu elektrolize eden Oğuz Han, sudan ayrıştırdığı hidrojeni araç motorlarının yakmasını sağlıyor. Böylece cihazın takılı olduğu otomobil, traktör, kamyon ve TIR gibi içten yanmalı motorlu araçlarda yüzde 20 ile yüzde 40 arasında yakıt tasarrufu sağlanıyor. Ürettiği cihaza patent alacağını belirten Oğuz Han, "Bu cihazımız benzinli, LPG'li ve dizel araçların hepsinde kullanılıyor. Eğer destek verirlerse sadece ben değil Sivas olarak kalkınırız" dedi. Gökhan CEYLAN/DHA-Kurgu: Levent SERT











Araçlarda yüzde 30'a varan yakıt tasarrufu
Kocaeli'nde genç mühendislerce hazırlanan ve araçlarda yüzde 30'a varan yakıt tasarrufu sağlayan proje testi geçti
01 Haziran 2012 Cuma 15:39
Bu haber 399 kez okundu
Araçlarda yüzde 30'a varan yakıt tasarrufu
 
------------ 
Frenleme esnasında kaybolan enerjinin tekrar sisteme kazandırılmasını sağlayan projenin test süreci tamamlandı. Bu yıl içinde üretiminin yapılması planlanan projeyi, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı da destekliyor. Bakanlık, genç mühendislere 100 bin lira destekte bulunmuştu.

Devimsel Teknoloji Genel Müdürü Ersin Arslan, 5 mühendis arkadaşıyla birlikte, projeyi hayata geçirebilmek için Kocaeli'nin Derince ilçesinde gece gündüz çalıştıklarını söyledi. Daha önce 'hidrojen enerjili araba, güneş enerjisiyle çalışan araba ve tekne'yi başarıyla tasarlayan ve üreten ekipte yer alan Arslan, araçlarda yakıt tasarrufu sağlayan projelerinde sona geldiklerini kaydetti. Arslan, projenin testini Körfez Yarış Pisti'nde yaptıkları çalışmayla tamamladıklarını anlattı.

Projeyle, araçlarda yüzde 30'a varan yakıt tasarrufu sağlamayı hedeflediklerini ifade eden Arslan şunları söyledi: "Proje, hareket halindeki araçlarda frenleme esnasında kaybolan enerjiyi tekrar sisteme kazandırıyor. Hem elektrikli hem içten yanmalı motora sahip araçlarda kullanılabilecek. Tasarruf oranı, aracın ağırlığı, hacmi, durma sayısı dahil birçok etkene bağlı olarak farklılık gösterecek."

'ÖNCE ŞEHİR İÇİ DOLMUŞLARINDA KULLANILACAK'

Şimdiye kadar 3 deneme üretimi yaptıkları projeyi ilk olarak minibüs üzerinde uyguladıklarını belirten Arslan, "Testten başarılı sonuç elde ettik. İlk etapta hedefimiz, şehir içindeki dolmuş ve yarım otobüsler. Çünkü bu araçların yakıt masrafları daha fazla. Bu araçlar, bizim projeye çok uygun. Yakıt tasarrufu da yüzde 30'a yaklaşıyor. Ayrıca proje bütün araç tiplerine uygulanabilecek. Araç hareket edebiliyorsa bizim sistem uygulanabilir." diye konuştu.

Arslan'ın verdiği bilgiye göre proje 2 parçadan oluşuyor. Elektronik olan cihaz, motor aksamına yakın bir noktaya monte ediliyor. Bunun dışındaki elektronik modül ise aracın herhangi bir yerine yerleştiriliyor. Minibüslere monte edilecek cihazın ağırlığı yaklaşık 15 kilogram. Bu ağırlık araçtan araca değişiyor. Yaklaşık 3 ay gibi bir sürede amorti edilen sisteme 10 yıllık ömür biçiliyor.

Arslan, projenin şu anda Türkiye'de pazarının 3 milyon 300 bin araç olduğunu, bununda araçların yüzde 21'ne tekabül ettiğini belirterek, "Önümüzdeki yıllarda otomobiller içinde bir sistem tasarlamayı düşünüyoruz. O zaman hitap ettiği rakam daha da artacak." ifadelerini kullandı. Sistemin çevreye olan katkısına da değinen Arslan, şöyle devam etti: "Araçta yakıt düştüğü gibi doğaya salınan emisyon miktarı da azalmış oluyor. Ayrıca, aracın frenlemesine minimum ihtiyaç duyulduğu için, balata değişimine kısa vadede ihtiyaç duyulmayacak. Bunun dışında motorun yükünü alıyor, ömrünü uzatıyor."

Yakıt tasarrufuyla ilgili piyasada birçok cihazın bulunduğuna dikkat çeken Arslan, "Herkese çok fazla güvenmesinler ve iyice araştırsınlar. Bizim sistemimizin bilimsel geri planı gayet sağlam." diye konuştu. Arslan, projenin Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından da desteklendiğine vurgu yaparak, "Projeyi, teknik hesaplamaları bittikten sonra bakanlığa sunduk. Onlar da projenin bilimsel ve ticari anlamda yapılabilirliğini görerek destek verdi. Çünkü bu projedeki ışığı gördüler. Biz, daha önce ürettiğimiz güneş enerjili arabalarda bu sistemi yaptık, çalıştırdık, test ettik. Sonuçlarını gördük. Bu sonuçlarla bakanlığa gittik. Bakanlık da geri planı gördüğü için destek oldu. Bize 100 bin TL destek verdi." diye anlattı.

Projeyi yürütenlerden elektrik-elektronik mühendisi Mahmut Çetin ise proje fikrinin yıllar önce oluştuğunu söyledi. Günlük hayata uygulayabilmek için de gece-gündüz çalıştıklarını dile getiren Çetin, "Bakanlıktan aldığımız tekno-girişim desteğiyle projemizi geliştirdik. Bu süreçte birçok zorlukla karşılaştık. En çokta piyasadaki sahte ürünlerle nasıl mücadele edeceğimizle ilgili. Ancak sistemimiz çok sağlam veriler üzerine kuruldu. Çalışmalarımızın karşılığını alıyoruz." dedi.












 










 
  Bugün 32368 ziyaretçi (51411 klik) kişi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=